Ziyaretçilerinizin web sitenizi terk etmesi için sadece 3 saniyelik bir gecikme yeterlidir. WordPress sitenizin yavaş açılması, hem kullanıcı deneyimini yerle bir eder hem de Google arama sonuçlarındaki (SEO) sıralamanızı doğrudan düşürür. Bu nedenle, sitenizin performansı sadece bir “lüks” değil, dijital başarınız için bir zorunluluktur.
Bu rehberde, WordPress hız optimizasyonu yaparak sitenizi nasıl uçuşa geçirebileceğinizi 7 adımda ve en anlaşılır haliyle inceleyeceğiz.
1. Cache (Önbellekleme) Teknolojisini Kullanın
Site hızını artırmanın en kestirme yolu, verileri önbelleğe almaktır. WordPress dinamik bir yapıda olduğu için her ziyarette veritabanına bağlanır. Ancak, bir cache eklentisi kullanırsanız, sayfalarınızın statik bir kopyası oluşturulur ve ziyaretçilere bu kopya sunulur.
Örneğin, sunucu tarafında çalışan LiteSpeed Cache (Kriweb sunucularında aktiftir), W3 Total Cache veya WP Rocket gibi eklentiler, sunucu yanıt süresini (TTFB) milisaniyelere düşürür.
2. Görselleri Optimize Edin (Sıkıştırın)
Yüksek çözünürlüklü görseller, sayfa boyutunun büyümesinin bir numaralı sebebidir. Bunun önüne geçmek için, görselleri sitenize yüklemeden önce mutlaka boyutlandırmalısınız.
-
Modern Formatlar: JPEG veya PNG yerine, Google’ın sevdiği WebP formatını kullanın.
-
Otomasyon: Smush, ShortPixel veya EWWW Image Optimizer gibi eklentiler, yüklediğiniz resimleri kalite kaybı olmadan otomatik olarak sıkıştırır.
3. Gereksiz Yüklerden Kurtulun
Kullanmadığınız her eklenti ve tema, arka planda sistem kaynaklarını tüketmeye devam eder. Ayrıca, bu dosyalar güvenlik açığı riski de taşır. Bu yüzden, “Belki lazım olur” diyerek tuttuğunuz pasif eklentileri ve varsayılan temaları (Twenty Twenty vb.) silerek sitenizi hafifletin.
4. Veritabanı Temizliği Yapın
WordPress, yazı taslaklarını, spam yorumları ve eklenti kalıntılarını veritabanında saklar. Zamanla bu veriler veritabanınızı şişirir ve sorguların yavaşlamasına neden olur. WP-Optimize gibi araçlar kullanarak tek tıkla veritabanınızı süpürebilir ve performansı artırabilirsiniz.
5. İçerik Dağıtım Ağı (CDN) Kullanın
Sitenizin sunucusu İstanbul’da olsa bile, New York’taki bir ziyaretçi sitenize girmek istediğinde veri transferi zaman alır. CDN (Content Delivery Network) hizmeti, site dosyalarınızı dünyanın farklı noktalarındaki sunuculara kopyalar. Böylece, ziyaretçi hangi konumdaysa veriler ona en yakın sunucudan gönderilir.
6. Kod Yapısını Optimize Edin (Minify)
Temanızın CSS ve JavaScript dosyaları bazen gereksiz boşluklar ve karakterler içerir. Autoptimize veya LiteSpeed Cache kullanarak bu dosyaları “Minify” (Küçültme) işlemine tabi tutabilir, dosya boyutlarını %40’a varan oranlarda düşürebilirsiniz.
7. Doğru Hosting Altyapısını Seçin (En Kritik Adım)
Yukarıdaki tüm işlemleri yapsanız bile, sunucunuz yavaşsa siteniz hızlanmaz. Sonuç olarak, performansın temeli güçlü bir altyapıdır. Standart hosting yerine, kaynakları (CPU/RAM) WordPress için özel olarak yapılandırılmış bir hizmet seçmelisiniz.
Mevcut hızınızı ölçmek için Google PageSpeed Insights aracını kullanabilirsiniz. Puanınız düşükse, %100 SSD disk ve LiteSpeed altyapısına sahip Kriweb WordPress Hosting paketlerimize geçiş yaparak farkı hemen görebilirsiniz.